Birleşik öğecik nedir, Birleşik öğecik ne demek

Birleşik öğecik; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Bir özdecik öğeciklerinin yaklaştırılmasıyla elde edilecek özdecik yörüngeçlerinin erke düzeyi sırasını bulmaya yarayan varsayımsal öğecik.

Birleşik öğecik kısaca anlamı, tanımı

Birle : Zaman anlamına gelip fiillerin sonunda takı gibi kullanılır: Babam geldiği birle ağabeyim sigarayı atar. İle

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Erke düzeyi : Bir atom ya da molekülün uyarılma erkelerini gösteren (belirleyen), aralıklı uyarma durumu. Bir öğeciğin ya da bir çekirdeğin nicemler kuramına göre iç erke değerlerine uyan belirli erke düzeyleri. Atom çekirdeğinden değişik uzaklıkta, kalımlı konumlarda bulunan elektronların, belirli değerler alan erkesel durumları.

Varsayımsal : Bir varsayıma dayanan, farazi, hipotetik.

Varsayım : Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.

 

Yörüngeç : Tek eksiciğin çekinler çevresinde bulunduğu yerlerin olasılıkları dağılımını, dolaylı olarak veren nicemsel dalga işlevi.

Yörünge : Bir gök cisminin hareketi süresince izlediği yol, mahrek. Hareketli bir noktanın izlediği veya çizdiği yol, mahrek.

Özdecik : Belirgin kimyasal özellikleri olan bir özdeği oluşturup, her biri eş fiziksel, kimyasal özellikleri gösteren bölünmez, bölünürse özellikleri değişecek taneciklerden her biri. Bir ya da birkaç öğeciğin birleşmesinden oluşan birkaç çekin ya da eksicikli yapı. Bir özdeğin bağımsız olarak var olabilen ve onun kimyasal özelliklerini taşıyan en küçük birimi.

Varsa : İhtimal ki, olsa olsa.

Bulma : Bulmak işi.

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Yörü : Tekerlek çevresi, ispit. Yürü.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Düze : Doz.

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Diğer dillerde Birleşik öğecik anlamı nedir?

İngilizce'de Birleşik öğecik ne demek ? : united atom