Durdurum nedir, Durdurum ne demek

Durdurum; İktisat alanında kullanılan bir terimdir.

İktisat terim anlamı:

Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. karşılığı bırakım.

Durdurum tanımı, anlamı

Durdu : Uzun ömürlü olması, yaşaması istenen çocuklara verilen bir isim

Durdur : Üveyik kuşu.

Durdurum erkili : Işıl ya da ısıl eksiciklerin kaynaktan dışa dönük hızlarını keserek durdurmak için uygulanması gereken eksi gerilim (erkil çıkarımı).

Durdurum gücü : Bir özdeğin, içinden geçen yüklü parçacıkları durdurma etkisinin ölçüsü.

Yapımevi bakım ve onarım durdurumu : Bakım ve onarım için işletmede çalışmanın durdurulması, (bazı işletmelerde her yıl bu işlemi yapma zorunluluğu vardır. Şeker fabrikalarında olduğu gibi).

Engellenme : Engellenmek işi.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Bırakım : Bırakma işi.

Yetkili : Herhangi bir işte yetkisi olan (kimse), salahiyetli, salahiyettar. Mezun.

Bırakı : Bırakılmış, terkedilmiş, eskimiş, beğenilmeyip atılmış, artık.

Değeri : Kıymet, paha.

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

 

Değer : Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Bıra : Birader, kardeş. Bu yer, bk. bire, bura.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Durdurum anlamı nedir?

İngilizce'de Durdurum ne demek ? : blockage, blocking