Eşleşmeyi engelleyen ajan nedir, Eşleşmeyi engelleyen ajan ne demek

Eşleşmeyi engelleyen ajan; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Elektron transfer zincirinde elektron transferi ve oksijen kullanımını üzerine herhangi bir etki göstermeden ATP üretimini engelleyen yani oksidasyonu devam ettirip fosforilasyonu engelleyen herhangi bir madde.

Eşleşmeyi engelleyen ajan kısaca anlamı, tanımı

Ajan : Casus. Bir kimsenin, bir ortaklığın veya bir devletin bazı işlerini yapan kimse, temsilci

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

Eşleşme : Eşleşmek işi.

Elektron transfer zinciri : Solunum zinciri.

Elektron transferi : Solunum zinciri taşıyıcıları aracılığıyla substratlardan oksijene elektronların hareketi.

Fosforilasyon : Bir moleküle fosfat grubu eklenmesi. Bir gruba fosfat grubu eklenmesi.

Oksidasyon : Paslanma. Paslandırma. [Bakınız: yanma]. [Bakınız: yükseltgenme]. Yükseltgenme. Bir kimyasal maddenin oksijen ile birleşmesi ya da oksijen etkisi altında parçalanması olayı; yanma.

 

Kullanım : Kullanma, yararlanma, tasarruf.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Diğer dillerde Eşleşmeyi engelleyen ajan anlamı nedir?

İngilizce'de Eşleşmeyi engelleyen ajan ne demek ? : uncoupling agent