Ekzodermis nedir, Ekzodermis ne demek

Ekzodermis; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının alanda yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç şua hücreden oluşmuş tabaka.

Teknik terim anlamı:

Bitkilerin köklerinde epidermis tabakasının altında yer alan, hücre çeperleri süberin, selüloz ve lignin biriktiren birkaç sıra hücreden oluşmuş tabaka.

Ekzodermis anlamı, tanımı

Ekzo : Yunanca dışa doğru ya da sız anlamına gelen ön ek

Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].

Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Epiderm : Üst deri.

Selüloz : Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5).

Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

 

Kökler : Usûl, asıllar.

Lignin : Bitkide kök ve gövdenin sert ve odunsu yapısını oluşturan madde.

Çeper : Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Sübe : Yumurta biçimi, oval. Aşık oyununda, aşığın çizgi üstünde kalma durumu.

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Diğer dillerde Ekzodermis anlamı nedir?

İngilizce'de Ekzodermis ne demek ? : exodermis