Fieller savı nedir, Fieller savı ne demek

Fieller savı; İstatistik alanında kullanılan bir sözcüktür.

İstatistiksel anlamı:

(Kuramsal istatistik) Bir oran için güven aralığının sınırlarını veren bir kanıtsav.

Fieller savı anlamı, tanımı

Savı : Benzer, gibi

Güven aralığı : A önceden saptanmış bir olasılık olmak üzere, kestirilecek evrendeğeri için, eşitliğini sağlayan örneklemdeğerleri arasındaki aralık. Belirli bir olasılık seviyesinde, gerçek ortalamanın deneysel ortalama civarında bulunduğu aralık. Ana kitle parametresinin n sayıda birim içeren örnek yardımıyla hesaplanmış olan oran, ortalama ve benzerleri ölçütün kabul edilebilir bir hata payıyla alt ve üst sınırlarını belirleyerek bir aralık içinde tahmin edilmesi. Gözlenmiş bir değerin bir sınama değerine göre anlamlı sayıldığı alt ve üst sınırları gösteren seçime bağlı değer aralığı, bk. anlamlılık sınaması, güven sınırları.

İstatistik : Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi, sayımlama. İlkelerini olasılık kuramlarından alarak eldeki verileri grafik ve sayı biçiminde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı, sayım bilimi.

Kanıtsav : [Bakınız: sav]. İlksavlı bir biçimsel dizgede kanıtlanabilen, başka bir deyişle ilksavlardan çıkarım kuralları yardımıyla türetilebilen tamdeyim. Temel mantıklı bir biçimsel dizgenin kanıtsavları yinelgen sayılabilir olan bir küme oluşturur. Tümdengelimci bir dizgede önsayıtlardan çıkarım kalıpları ya da kuralları aracılığıyla türetilen ya da kanıtlanabilen önerme.

 

Kuramsal : Kuramla ilgili, kuram durumunda bulunan, kuram niteliğinde olan, nazari, teorik, uygulamalı karşıtı.

Aralığ : [Bakınız: aralık]. Ortalık, orta yer. Ramazan ve Kurban bayramları arasında kalan ay, zilkade.

Güven : Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.

Veren : Yokuş. Çürük, yıkılmış, çökmüş yapı ve benzerleri için.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Kanıt : Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil.

Kuram : Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi. Sistemli bir biçimde düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü, nazariye, teori. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü.

 

Güve : Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

Sını : Ağaçtan yapılmış yayık. “Tuluhdan, sınısıdan yayduh.”. Sini, yemek sofrası.

Kanı : İnanç, düşünce, kanaat.

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Diğer dillerde Fieller savı anlamı nedir?

İngilizce'de Fieller savı ne demek ? : fieller's theorem