Kılgısal zeka nedir, Kılgısal zeka ne demek

Kılgısal zeka; Eğitim alanında kullanılan bir sözcüktür.

Eğitim alanındaki anlamı:

Uygulamalı bilgiler edinmeye ya da iş başında öğrenmeye yatkın zekâ.

Seçme ve değerlendirme gerektiren durumlarda uygun karar verme bakımından başarılı zekâ.

Kılgısal zeka anlamı, tanımı

Zeka : İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri algılama, yargılama ve sonuç çıkarma yeteneklerinin tamamı, anlak, dirayet, zeyreklik, feraset. [Bakınız: anlak]. Olayları bağımsız olarak düşünebilme, yeni durumlara başarıyla uyabilme, eylem ve tutumları belli bir düşünce ya da erek çevresinde toplayabilme yeteneği. Algılama, belleme, çağrışım yapma, imgeleme, yargıda bulunma, usavurma, soyutlama, genelleme gibi ruhsal işlevlerin tümüne verilen ad. (Not: Fr., İng. intelligence karşılığı Ruhbilim Terimleri Sözlüğii'nde anlak terimi önerilmiştir.)

Kılgı : Uygulama.

Kılgısal : Uygulamalı.

Değerlendirme : Değerlendirmek işi, kıymetlendirme. İletişim organlarında izlenme oranı.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Uygulamalı : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

Başarılı : Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.

 

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Öğrenme : Öğrenmek işi.

Edinme : Edinmek işi, kazanma, iktisap.

Yatkın : Bir yana eğilmiş, yatık. Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük. Bir işte yeteneği, becerisi olan. Benimsemiş, alışmış, eğilimli.

Başarı : Başarma işi, muvaffakiyet. Bir işi, bir kurulu yöneten, yönetici, başkan: Ahmet başarı olsaydı bu iş böyle karışmazdı. Çocuk oyunlarında ebe olan. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Batman ilinde, Beşpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır şehri, Yoğun bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Erzincan şehri, Kemaliye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Verme : Vermek işi.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Başar : “Bir işi istenilen biçimde bitir” anlamında kullanılan bir isim”. Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Seçme : Seçmek işi, intihap, seleksiyon. Seçkin, seçilmiş.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

 

Karar : Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

Diğer dillerde Kılgısal zeka anlamı nedir?

İngilizce'de Kılgısal zeka ne demek ? : practical intelligence