Korodidaskalos nedir, Korodidaskalos ne demek

Korodidaskalos; Gösteri alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Antik Yunan tiyatrosunda koro eğitmeni. Bu aynı zamanda o dönemin tiyatrosunda ozanlara verilen sandı. Ozanlar kendi şiirlerini güzel söylemesi için koroyu çalıştırırlardı.

Korodidaskalos anlamı, kısaca tanımı

Koro : Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk

Antik yunan tiyatrosu : İÖ VI. yüzyıldan, İÖ II. yüzyıla dek uzanan bir süreç içindeki eski Yunan tiyatrosu.

Söyleme : Söylemek işi.

Eğitmen : Eğitim işiyle uğraşan kimse. Kurs görerek köyde öğretmenlik yapan kimse, köy öğretmeni.

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Ozanlar : Ağrı şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Düzce kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehrinde, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Söylem : Söyleyiş, söyleniş, sesletim, telaffuz. Bir veya birçok cümleden oluşan, başı ve sonu olan bildiri, tez. Kalıplaşmış, klişeleşmiş söz, ifade.

Eğitme : Eğitmek işi, terbiye etme, oryantasyon.

 

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Antik : İlk Çağdaki uygarlıklarla, özellikle eski Yunan ve Roma uygarlıkları ile ilgili olan, antika.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Çalış : Çalma işi.

Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

 

Güze : Su kaynağı. Testi. Güzel. [Bakınız: Göze].

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Çalı : Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki. Olmamış meyve. Bir an, bir ara. Delikli taş. Bahçe. Keçileri kovalama ünlemi. Toprak üstü gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 1-3 m kadar olan, çok yıllık bitkiler. Kimileri bir ağaççık kadar iri olurlarsa da, genellikle bodur, gövdesiz, ancak odunsu, kimi kez dikenli, iklim ve toprak koşullarına göre bir çok türleri olan bitki takımı, bk. çalılık. Saban demirini ökçeye tutturan ağaç. (Taşpınar Aksaray Niğde). Bursa ili, Çalı nahiyesine bağlı bir bölge.

Döne : Karşı ziyarette bulunma. Defa, kere. Minder güreşlerinde her üçer dakikalık süre. Aynı amaçla belirli bir yer ve zamanda düzenlenen kılıçoyunu yarışmaları. Bir başarı sıralaması yapmak üzere birçok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. Bir başarı sıralaması yapmak üzere bir çok kişi ya da takım arasında ve her birinin ötekilerle karşılaşması biçiminde yapılan yarışma ya da oyunların tümü. “1.”Bundan sonraki çocuklar erkek olsun” anlamında kullanılan bir isim. Karşı ziyarette bulunma.”.

Eğit : Kemençe. Kabadayı, yiğit.

Diğer dillerde Korobaşı anlamı nedir?

İngilizce'de Korobaşı ne demek ? : chorus master