Sıklık derecesi nedir, Sıklık derecesi ne demek
Sıklık derecesi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir sıklık veya olasılık dağılımının eşit parçalara veya sıralanmış alt gruplara bölümü.
Sıklık derecesi kısaca anlamı, tanımı
Dere : Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.
Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
Sıklık : Sık olma durumu. Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
Olasılık dağılımı : (olasılık kuramı) Bir X olasılıksal değişkenine ilişkin olasılıkları veren ye X'in işlevi olan dağılım. Bu terim, olasılık işlevi ya da olasılık yoğunluk işlevini belirtmek için kullanılır, ay. bk. olasılık işlevi, olasılık yoğunluk işlevi. Bir X ayırtık seçkisiz değişkeni için, X in olabilecek her bir değerine X in gerçekleşme olasılığını karşılık getiren işlev. a. bk. olasılık eğrisi. Bir X sürekli seçkisiz değişkeni için, her bir X değerine eşitsizliğini sağlayan x lerin gerçekleşme olasılığını karşılık getiren artmayan işlev. a. bk. olasılık eğrisi. Değişken eğer kesikli bir tesadüfi değişken ise değişkenin her değerinin olasılığını veren bir matematiksel formül veya değişken eğer sürekli bir tesadüfi değişken ise, matematiksel bir formülle tanımlanan eğrinin altında kalan alan yoluyla elde edilen belli bir aralıktaki olasılık. Olasılık kuramında bileşik bir olaya ilişkin tüm olanaklı biçimlerin olasılığını gösteren ve olasılık yasasının salt işleyişine bırakılması koşulunda belirebilecek durumların sıklığından oluşan kuramsal dağılım.
Olasılık : Bir şeyin olabilmesi durumu, olabilirlik, ihtimal. O zamana kadar yapılmış olan deneylerle bir olayın ortaya çıkmasının beklenilmesi ancak yine de tam bir kesinliğin bulunmaması durumu.
Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.
Olasılı : Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel. Belkili.
Olasıl : İhtimâli.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Olası : Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel. Mümkün.
Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.
Sıral : Sır olarak al, sır olarak sakla anlamında kullanılan bir isim.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).
Eşit : Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi. Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse).
Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].
Diğer dillerde Sıklık derecesi anlamı nedir?
İngilizce'de Sıklık derecesi ne demek ? : quantile


Bu kısımda Sıklık derecesi nedir? Sıklık derecesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sıklık derecesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sıklık derecesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.