Salan ağlası nedir, Salan ağlası ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dar vadilerde ya da geçit yerlerindeki bahçeleri hayvanlardan korumak amacıyla köyün dışına enlemesine yapılan çit.
Salan ağlası anlamı, kısaca tanımı
Salan : Sırayla ekimde köyce ekime ayrılan yer. Çevre, bölüm. [Bakınız: salı]. [Bakınız: salmalık]. [Bakınız: sala]. Bir yıl ekilip, bir yıl dinlendirilen tarla. Otlak. Sırayla ekilip dinlenmeye bırakılan tarla. Otlak, mera. Dinlendirilen tarla, toprak
Sala : Sela.
Enlemesine : Eni boyuna göre daha fazla olarak.
Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.
Korumak : Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek. Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek. Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek. Karşılamak, denk gelmek. Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek. Tehlikeli, zararlı durumları önlemek. Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek.
Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Koruma : Korumak işi. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Enlem : Yer yuvarlağı üzerinde herhangi bir noktadan geçen paralel ile Ekvator arasındaki yay parçasının açısal değeri, arz derecesi.
Bahçe : Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer. Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri.
Korum : Dağların sarp yamaçlarındaki düzlükler. Uçurumlarda ancak keçilerin geçebileceği basamak gibi setler. Tepe üstlerinde yaylamağa ve tarıma elverişli düzlükler.
Köyün : Büyük sepet, küfe.
Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.
Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].
Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.
Vadi : İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak. Çalışma alanı, tutulan yol, benimsenen tarz.
Koru : Bakımlı küçük orman.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Dar : İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Yetersiz. Yurt. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı. Az, elverişsiz, sınırlı. Ev.
Çit : Bağ, bahçe, bostan ve benzerleri yerlerin çevresine çalı, kamış, ağaç dalı gibi şeylerden çekilen duvar türü, çeper, barı. Pamuktan dokunmuş basma. Baş örtüsü, yazma, yemeni. Başörtüsü, yemeni. Basma (kumaş hakkında). Sebze bahçesi. Çocukların uçurtma yaparken kullandıkları ince, uzun çıta parçaları. Kaburga kemiği. Küçük anahtar. Keçiyi kovalama ünlemi. Çift, iki tane. Göl kenarında, sazlardan kurulan, kamıştan örülmüş bir çeşit ağ. Dallardan silindir şeklinde örülmüş mısır ambarı. İpek böceğini yetiştirmek için kullanılan çubuk örmesi. [Bakınız: çiten]. [Bakınız: çeten]. Saç üstünde pişirilen yufka, bazlama gibi şeylerin soğuması için üzerine konulan hasırdan örülmüş tabla. Çuval. Çorap şişi. Küçük sepet, küfe. Pazen. Çit, baş örtüsü, yazma. Tülbent. Desenli baş örtüsü. Basma, pazen. Çift, ikiz, karşılığı çif. Meyve çekirdeği. Ağaç dallarından örülen, içine mısır ve benzerleri koyulan küçük yapı, çevrilmiş bahçe. Başörtüsü. Çift, bk. çüt. Çift. Fes üzerine bağlanan işlemeli tülbent. Birbirinden ayırmak için, komşu iki tarla, bahçe, bağ arasına ya da yol kıyılarına yerleştirilen bitkisel bölme. Tülbent başörtüsü. (Küllük Iğdır Kars). Basma, patiska ve ketenin ortak adı. (Küllük Iğdır Kars). Çiçekli basma. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta). Yüksek kenarlı saman arabası. (Esnemez, Çukurhisar, inönü Eskişehir). Ağaç örgülü saman taşıma kabı. (Boyalı Güdül Ankara). Yetişkin kuzuların konulduğu ağıl. (Beyağıl Ulukışla Niğde). Evlerin önüne konan kamıştan örülme siperlik. (Senirkent Isparta). Mısır ambarı. (Beyceli Fatsa Ordu). [Bakınız: çit bezi].
Diğer dillerde Salamuralı tulum peyniri anlamı nedir?
İngilizce'de Salamuralı tulum peyniri ne demek ? : brined tulum cheese

Bu kısımda Salan ağlası nedir? Salan ağlası ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Salan ağlası tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Salan ağlası hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.