Seashore ölçerleri nedir, Seashore ölçerleri ne demek

Seashore ölçerleri; Psikoloji alanında kullanılan bir kelimedir.

Psikoloji'deki anlamı:

İşitme ve müzikle ilgili temel yeteneklerden kimilerini ölçmek için geliştirilmiş bir dizi plaktan oluşan özel yetenek ölçerleri.

Seashore ölçerleri anlamı, kısaca tanımı

Ölçer : Ateşi karıştıracak demir kol

Temel yetenekler : Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler.

Özel yetenek : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek. Bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek.

Yetenekler : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. Dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.

Bir dizi : Art arda gelen.

Yetenek : Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır.

Ölçmek : En, boy, hacim, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiklerini belirtmek. Aşırı olmamasına dikkat etmek, kontrol etmek.

 

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Ölçme : Ölçmek işi.

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

Geliş : Gelme işi.

Yeten : Herkes. Süresi dolan, günü gelen kimse: Yatan ölmez yeten ölür. Yetişen, ulaşan. Olgun, olgunlaşan. Süresi dolan, günü gelen. Tüm canlılar, herkes.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

İşit : Eşit, denk.

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı.

Yete : Sakatlık. Taraf.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Diğer dillerde Seashore ölçerleri anlamı nedir?

İngilizce'de Seashore ölçerleri ne demek ? : seashore tests