Splendore hoeppli materyali nedir, Splendore hoeppli materyali ne demek

Splendore hoeppli materyali; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Botriyomikozis, şistozomiyazis ve misetomda mantar etkenlerinin veya yumurtalarının çevresini saran, antijen-antikor bileşiğinden oluşan bir örnek, biçimsiz ve eozinonfilik kitle.

Splendore hoeppli materyali tanımı, anlamı

Materyal : Gereç. Yazılı, sözlü, görüntülü, kaydedilmiş her türlü belge

Şistozomiyaz : İnsan ve hayvanların kanında yerleşen Schistosoma cinsi parazitlerin neden olduğu bir hastalık.

Bir örnek : Aynı biçimde olan.

Biçimsiz : Kendine özgü bir biçimi olmayan, biçimi bozuk, şekilsiz. Kötü bir biçimde. Kötü, hoş olmayan, yakışıksız. Kendine özgü billurlaşmış bir biçimi olmayan (madde), amorf.

Misetom : Bazı aktinomisetler veya mantarlar tarafından oluşturulan deri ve deri altı dokuların, kemik ve fasyanın enfeksiyonu. Deri ve deri altı dokularının bakteri veya mantar enfeksiyonu sonucu oluşan, içerisinde beyaz, kırmızı, sarı veya kahverenginde granüller içeren, kronik granülomlu reaksiyon ve fistülleşmeyle belirgin klinik sendrom. Kimi böceklerde mutualistik bakterilerin bulunduğu özelleşmiş organ. Bitlerde nesilden nesile yumurtalarla aktarılan simbiyotik organizmaları içeren organlar.

 

Antijen : Vücuda girişi kendisine karşı antikor oluşmasına sebep olan protein yapısında madde.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

Eozin : Doku kesitlerinin boyanmasında kullanılan, kırmızı kahverengi asidik bir boya. Mikroskobik muayene amacıyla dokuları boyamada kullanılan asidik bir boya. Gül renginde, kimyasal olarak floreskinin bromin türevi olan ve hematoksilenle birlikte, rutin olarak kullanılan bir grup boya maddesi. En çok kulanılanı eozin Y’dir. Kırmızı anlamında ön ek.

Örnek : Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model. En iyi biçimde olan. Bir şeyin benzeri, tıpkısı, kopyası, misil. Durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey, model, paradigma. İncelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası, numune. Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılmış olan davranış, misal.

 

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Kitle : Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.

Yumur : Verimsiz toprağı kiraya verenin, karşılığında aldığı tohum kadar ürün. Hayvanlarda, midenin bir parçası.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Çevre : Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Yağlık. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Saran : Pamuk ipliğinden yapılmış kilim, çul. Kuşatan, çeviren. Hasis, cimri.

Biçi : Erkek çocuk.

Sara : Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Diğer dillerde Splendore hoeppli materyali anlamı nedir?

İngilizce'de Splendore hoeppli materyali ne demek ? : splendore-hoeppli material