Tektürelleme nedir, Tektürelleme ne demek

Tektürelleme; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

İçinde yağ parçalan gibi çözünmeyen özdekleri bulunan bir sıvının, iyice karıştırılarak tektürel duruya getirilmesi işlemi.

Tektürelleme tanımı, anlamı

Tektürel : Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). Aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği

Getirilme : Getirilmek işi.

Karıştır : Karıştırmak.

Çözünme : Çözünmek işi. Bir sıvı ile karışan katı, sıvı veya gaz durumundaki bir maddenin bu sıvı içinde homojen bir bütün oluşturacak biçimde karışması.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

İyice : İyiye yakın. (iyi'ce) Tamamen. Çok, adamakıllı. (iyi'ce) Gereği gibi, derinlemesine, ayrıntılarıyla.

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

 

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

 

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Diğer dillerde Tektürelleme anlamı nedir?

İngilizce'de Tektürelleme ne demek ? : homogenize