Hematoksilin boyası nedir, Hematoksilin boyası ne demek

Teknik terim anlamı:

Bakkam ağacı (Haematoxylon campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya.

Hematoksilin boyası tanımı, anlamı

Hema : Hemen. Hemen, derhal

Hematoksilin : Bakkam ağacı (Haematoxylon campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir şekilde kullanılan doğal bir boya.

Boya : Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.

Haematoxylon campechianum : Bakkam ağacı.

Bir boy : Aynı boy. Bir kez. Bir insan boyu uzunluğunda olan.

Boyanma : Boyanmak işi.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Bakka : Ekzokarpı ince ve zarımsı yapıda, mezokarp ve endokarpı etli olan, açılmayan etii bir meyve tipi. Üzümsü meyve.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

 

Boyan : Meyan kökü.

Kesit : Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Camp : [Bakınız: halkasal adenozin monofosfat]. Döngüsel adenozin monofosfat.

Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

 

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Diğer dillerde Hematoksilin boyası anlamı nedir?

İngilizce'de Hematoksilin boyası ne demek ? : haematoxylin stain