İntrinsik faktör nedir, İntrinsik faktör ne demek

İntrinsik faktör; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Gıdalarda mikroorganizmaların gelişimine etki eden gıda içeriği ve yapısıyla pH, su etkinliği, oksidasyon-redüksiyon potansiyeli ve benzerleri faktörler.

Bağırsaklarda B12 vitamininin emiliminde gerekli olan mideden salgılanan bir protein.

İntrinsik faktör anlamı, tanımı

İntrinsik : İç kaynaklı, vücudun veya organın kendi yapısından gelen, kendi içinden doğan

Faktör : Etmen. Etken.

Mikroorganizma : Mikroskopla görülebilen organizma.

Su etkinliği : Serbest su.

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Oksidasyon : Paslanma. Paslandırma. [Bakınız: yanma]. [Bakınız: yükseltgenme]. Yükseltgenme. Bir kimyasal maddenin oksijen ile birleşmesi ya da oksijen etkisi altında parçalanması olayı; yanma.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

 

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Emilim : Sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitelyum hücreleri tarafından emilmesi. Bir maddenin diğer bir maddenin içine alınması, absorbsiyon. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. Işınların madde tarafından tutulması.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Etkin : Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Geliş : Gelme işi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Diğer dillerde İntrinsik faktör anlamı nedir?

İngilizce'de İntrinsik faktör ne demek ? : intrinsic factor