Mekanoreseptör nedir, Mekanoreseptör ne demek

Mekanoreseptör; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Temas, basınç, yer çekimi gibi mekanik uyartılara duyarlı özel duygu alıcı.

Mekanoreseptör kısaca anlamı, tanımı

Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay

Yer çekimi : Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi, arz cazibesi.

Mekanik : Kuvvetlerin maddeler ve hareketler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. Denge ya da hareket kurallarıyla ilgili. Makine ile yapılan. Düşünmeden yapılan.

Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.

Basınç : Bir yüzey üzerine etkide bulunan gücün yüz ölçümü birimine düşen miktarı, tazyik.

Uyartı : Uyarmak için söylenen söz, uyarı, ihtar. Uyaran kimse veya şey.

Duygu : Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.

Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

Duyar : Duygulu. Beden üzerinde uyarıldığında hızlı ve güçlü tepkilere yol açan.

Basın : Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

 

Temas : Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.

Çekim : Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Bası : Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi, tab, edisyon.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

 

Tema : Asıl konu, temel motif, ana konu. Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Mekanoreseptör anlamı nedir?

İngilizce'de Mekanoreseptör ne demek ? : mechanoreceptor