Salt eşik nedir, Salt eşik ne demek
Salt eşik; Psikoloji alanında kullanılan bir terimdir.
Psikoloji'deki anlamı:
Gerekli deney koşulları altında bir uyaranın etkili duruma gelebilmesi için gerekli olan en düşük güç.
Salt eşik tanımı, anlamı
Eşik : Kapı boşluğunun alt yanında bulunan alçak basamak. Kapı ağzında basamağın konulabileceği yer. Başlangıç yeri, başlangıç noktası, yakını. Karalar üzerinde veya deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran tümsek biçiminde, üzeri çoğu kez düz kabartılar. Telli çalgılarda üzerine tellerin bindiği köprü. Bir tepkinin başlamasında, ortaya çıkmasında etkili olan ruhsal, fizyolojik nokta. Odun kesmek için kullanılan üç ya da dört ayaklı sehpa. Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonra kalan çekirdekli kısmı. Taneleri alınmış mısır sapı, koçan. Etraf, çevre. Dış, dışarı. Ayakkabı ökçesi. [Bakınız: eşek]. Merdiven. Ev girişi. Işık. Kapı girişi, eşik. Sinirlerde impulsun başladığı zar potansiyelinin kritik değeri. Bir olayın olabilmesinden önce ulaşılan değer ya da seviye, ses eşiği gibi. Karalar üzerinde ya da deniz diplerinde birbirine komşu iki çukurluğu ayıran, üzeri çok kez düz, tümsek biçimli kabartılar. Özellikle çarpışma olaylarında, yükünleşme, uyarma gibi işlemlerin ilk olabildiği erke. Özel bir etki verecek bir uyarının ya da bir imlemin olabilecek en küçük değeri. 4000 A° ile 8000 A° dalgaboyu aralığında, gözle görülebilen elektromagnetik dalga. Dekorda tek basamağa verilen ad. (Mimarlık) Bir kapının alt kenarına gelen ve döşeme düzeyinden birkaç santim yüksekliği olan taş, tahta ya da madenden parça. Genellikle plastik, kemik, fildişi gibi sert maddelerden yapılarak telli çalgılarda telleri tutması amacıyla klavye ve kafa arasına yerleştirilen eşik. Canlıda tepki uyandırabilmek için gerekli olan en zayıf güçlü uyaran. l. Kapı çerçevesinin alt ve üst kısımları. (Aksaray Niğde). Sazların göğsündeki üzerinden teller geçen tahta parçası. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta)
Salt : İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak. İçine, kendisine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. Yalnızca.
Deney koşulları : Bir deneylemede deneysel değişkenin etkilerinin en iyi gözleneceği doğal ya da yapay koşullar.
Gelebilme : Gelebilmek işi.
Koşullar : Şerâit.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Gerekli : Yapılması, olması veya bulunması uygun olan, yerinde olan, lüzumlu, vacip, mukteza, zaruri.
Etkili : Etkisi olan, tesirli, müessir, patetik.
Uyaran : Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih. Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı. Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı.
Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.
Deney : Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılmış olan işlem, tecrübe. Deneyim, tecrübe.
Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.
Uyar : Uygun, denk. [Bakınız: uyaroğlu]. Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. (Söz sanatı terimi) Kapalı iğretilemede iğretinin yerine, onunla ilgili olmak üzere, kullanılan söz. Gözümden uyku akıyor misalinde suyun yerine kullanılan akıyor sözü gibi. Kapalı eğretilemede benzetmeyi sağlayan sözcük. Uygun, yerinde. Boyun eğen, uysal, nazik kimse.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe.
Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.
Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).
Diğer dillerde Salt eşik anlamı nedir?
İngilizce'de Salt eşik ne demek ? : absolute threshold

Bu kısımda Salt eşik nedir? Salt eşik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Salt eşik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Salt eşik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.