Tiyabendazol nedir, Tiyabendazol ne demek

Tiyabendazol; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Helmintlere özgü bir mitokondriyel enzim olan fumarat redüktazı engelleyerek helmintler üzerine zehirli etki oluşturan ve ayrıca yangı giderici etkisi de bulunan benzmidazol türevi bir ilaç.

Tiyabendazol kısaca anlamı, tanımı

Mitokondri : Hücrede enerji üretiminden sorumlu olan ve oksijenli solunumun gerçekleştiği organcık

Helmintler : Acanthocephala, Nematoda ve Platyhelmintlerin grubunda bulunan paraziter solucanlar. Kimi yazarlar belirli sülük türlerini hayvanların geçici paraziter helmintleri olarak kabul etmektedir. Solucanlar. Vermis kelimesinin çoğulu.

Redüktaz : Bir bileşiğin indirgenmesini katalizleyen herhangi bir enzim.

Zehirli : Zehri olan. Zararlı (duygu, düşünce vb.).

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Helmint : Solucan, kurtcuk veya şerit biçiminde asalak grubu, bağırsak paraziti.

Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.

 

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Zehir : Organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde, ağı, sem. Büyük üzüntü, acı, keder, sıkıntı.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Türe : Adalet.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

İlaç : Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva. Çare, önlem.

Diğer dillerde Tiyabendazol anlamı nedir?

İngilizce'de Tiyabendazol ne demek ? : tiabendazole