Vinblastin nedir, Vinblastin ne demek
Vinblastin; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Mikrotüpçük oluşumunu engelleyerek hücrelerin mitoz ile bölünmesini önleyen ve bölünen hücrelerin çabuk ölmesine sebep olan, kansere karşı kullanılan indol alkaloit yapısında bir ilâç.
Vinblastin tanımı, anlamı
Vinblastin sülfat : Vinsa alkaloidi yapısında kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç
Mikrotüpçük : Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. Kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. Akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein.
Alkaloit : Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.
Bölünen : Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı.
Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.
Kanser : Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
İndol : Parfüm ve tıpta kullanılan yasemin yağında ve karanfil baharatı yağında bulunan beyazdan sarıya değişen renklerde olan, kötü aromalı, (seyreltik çözeltileri hoş kokulu) kansere sebep olan ve 2,3-benzopirol olarak bilinen bileşik. Triptofanın kalın bağırsaklarda bakterilerin etkisiyle yıkımından oluşan ve dışkının kokusunu veren madde, skatol.
Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.
Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.
Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.
Mitoz : Karyokinez. Ökaryot hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları. Sentriyol bulunan hücrelerde mitoza astral mitoz, sentriyol bulunmayan hücrelerde ise anastral mitoz denir. Mitozu takiben sitoplâzma bölünmesi (sitokinez) ile hücre iki oğul hücreye ayrılır. Ökaryotik hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi, kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz everelerini geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları, karyokinez, mitoz bölünme, mitotik bölünme. Türün somatik hücrelerinin kendine özgü sayısında ve oluşan her iki hücrenin aynı olmasının sağlandığı, birçok karmaşık süreç içeren, dolaylı bir hücre bölünme yöntemi, mitoz siklusu, karyokinez. İleri derecede farklılaşan sinir ve kas hücreleri dışındaki tüm soma hücreleri bu tip bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek diploit sayıda kromozomlardan oluşan iki hücre biçimlenir. İğ ipliklerinin oluşması, kromozomların ortalarından yarıya bölünmeleri gibi çekirdekte gözüken bazı karışık olaylar sonucunda sitoplâzmanın da yarılmasiyle meydana gelen göze bölünmesi tipi; doğrudan doğruya olmayan göze bölünmesi.
Engel : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer.
Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.
Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.
Sebe : Çaba.
Bölü : Bölme işlemini gösteren / veya : işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Vinblastin anlamı nedir?
İngilizce'de Vinblastin ne demek ? : vinblastine

Bu kısımda Vinblastin nedir? Vinblastin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Vinblastin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Vinblastin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.