Sağdıç katı nedir, Sağdıç katı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Düğünde erkek evinden gönderilen içinde gelinlik, duvak, iç giysileri bulunan bohça.

Sağdıç katı kısaca anlamı, tanımı

Katı : Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede

Sağdıç : Düğünde gelin veya damada kılavuzluk eden kimse.

Gelinlik : Gelin olma durumu. Gelinin giysisi. Gelin için hazırlanmış. Gelin giysisi yapmaya uygun (kumaş). Gelin olma çağına gelmiş (kız).

Gönderi : Bir yerden bir yere özellikle posta ile gönderilen paket, telgraf, mektup vb. Yolcu etme, uğurlama.

Gönder : Bayrak direği. Üvendire. Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Duvak : Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.

Gönde : Göndermek.

Bohça : İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.

 

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Düğün : Evlenme veya sünnet dolayısıyla yapılmış olan tören, eğlence, cemiyet. Bir olayı kutlamak için yapılmış olan büyük eğlence veya tören.

Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Duva : Dua.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Evin : Bir şeyin içindeki öz, lüp. Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü, habbe.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Düğü : Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm. Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu. Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

 

Diğer dillerde Sağdeyi anlamı nedir?

Osmanlıca Sağdeyi : tecvit